Cüzdanımı açtım, döktüm masanın üzerine. Bozuk paraları kumbaraya atacaktım, 9 TL çıktı. Çalışma masasından kalkıp kitaplığın üzerindeki mora boyadığım kumbarayı aldım. Paraları atmadan önce salladım, içindeki demir paraların sesi garip bir zevk veriyor. Çocukluğumdan beri demir paralara tuhaf bir zaafım var. Küçükken babam işten gelene kadar uyumazdım ya hani, cebinde kalan bozuk paralardan kuruşları alırdım. Belki de babamı görmeden uyumamanın bahanesiydi çocuk aklımla, bilemiyorum. Geçen yıl gelecek zamların söylentisiyle 70 kitap almıştım. 70 dediysem de kaliteli ürünleri ucuza bulmak gibi bir özelliğim var. Bununla biraz övünebilirim. Bu yıl bana yeter sanırım. İki kumbaram var; biri oldukça büyük, sadece kuruşları atıyorum. Kuruşlarla bir hedefim yok, seviyorum sadece.


Mor kumbarayla yapmak istediğim çok fazla şey var. Bunları küçük bir kumbarayla yapamam tabii ki ama bir yerden başlayabilirim. Bu yıl Mersin'deki Milyonfest'e gitmek istiyorum. Yazın ortalarında 2 haftalık kamp yapmak istiyorum. Ehliyetimi de alsam çok iyi olacak. Yarım kalan bir hayalimiz vardı: Karavan. İlerleyen yıllarda elimden geleni yapacağım. Açık öğretimden bölüm yazıp bir de KPSS'ye girsem hem çalışıp hem okuyabilirim. Yarım bıraktığım bölümü hatırlayınca artık zaman kaybetmek istemiyorum. Yakın zamanda defter almaya çıkacağım. Güzel, kaliteli ve uzun süre yıpranmayacak bir defter istiyorum. Anılarımı biriktireceğim. Diger defterleri yaktığım zamanları hatırlıyorum. Kendimi görünmez yapmaya çalışıyordum. Yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı, geçmiş duygularımı dünyanın her yerinden silmeye çalışıyor gibiydim. Hayat bütün yaşadıklarımız bütünüymüş. Öğrendim düşmenin de bazen koşmaktan olduğunu. Eğer vicdanım rahatsa kendimden başka kimseye hesap vermek zorunda olmadığımı. Renklerimi solduran o adamın gitmesi gerektiğini bilmeyi. Düşmeye, yaralanmaya razıyım. Artık koşmak istiyorum; rüzgarı hissetmek, gençliğimi yaşamak, kendim olmak, hayatla beraber akıp gitmek. Yıllar sonra geriye dönüp; 22 yaşındayken bunu yapmışım, böyle hissetmişim demek istiyorum. Sınava az kalması beni strese soksa da başarmam gerek. Psikolojik baskıyla yıprandığım yıllardan sonra hayatıma sımsıkı tutunmalıyım.


Dizi henüz başlayamadı, o yüzden iş arayacağım. İşten gelmenin tatlı yorgunluklarını da özledim. Maaşımı alıp eve tatlı, kardeşime karışık çerezi, kendime o en sevdiğim parfüm olan For Away'i almayı istiyorum. Bu aralar biraz idareli para harcıyorum. Bu yaştan sonra annem para uzattığında almaya gitmiyor elim, eve katkıda bulunmam ve kamp için para biriktirmem gerek.