Geziyorum o halde varım!

2023 yılının gezileri ile başlamak istiyorum. 1 Mayıs günü binaların soğukluğundan kaçmak için yola döküldük. Gün sonundaysa kemiklerimizin bir güzel ısındığı bu geziyle gözlerimiz yeşilin tadını çıkardı. Esasında gezilerim konusunda plan program en sevdiğim şey. Ama hayat çoğu zaman nasip hazinesini avcumuza kondurmuyor. Yıllardır niyet ettiğim esere akıyor bugün yollar. Beraberce, Zonguldak’ın coğrafyasının da avantajı ile hızla gelişen ilçesi Çaycuma'ya uzanalım. Biraz fazla tırmanacağız uyarmadı demeyin! Varacağımız nokta Akçahatipler Köyü. Köy zirvedeki köylerimizden sadece biri. Köye giderken yolda rastladığımız köy kahvesinde ikram edilen çay ile öğrendik ki, yaylası da mevcut. Yayla sevenlere duyurulur. Tam güneşi karşısına almış köy kahvehanesinde biraz muhabbetle yolun yorgunluğunu attık. Hoş sohbetli köy halkı çayımızı tatlandırdılar.

Bu kısa dinlenme ardından köyü tırmanmaya devam ettik. Sıra ile Çaycuma'nın köylerini dolana dolana vardık Akçahatipler Köyü'ne. Bizim gözümüz köy merkez camiini aradı ve kolay bulduk. Arka tarafında camiye ait bir mezarlık mevcut. Caminin özellikle dış kısmı çok sıcak bir duygu yaşatıyor. Günümüz betonarme yapılarının aksine. Caminin yanında yapımı süren betonarme bir hayrat var. Tarihi Çivisiz Cami'nin orijinal yapısına sonradan eklenmiş olmalı. Caminin geçmişi iki yüz yıl olduğu aktarıldı. Hayratın üzerinde 1844 tarihi düşülmüş. Hayrat 179 yaşında oluyor. Çeşmenin üzerinde şöyle yazmakta: “Eğer mümin içerse bu abı, Nasip olsun ona Kevser şarabı, Sahib-ül hayat velhasenat.” Şekerci Halil Ağa Hayratı 1844.

Caminin etrafı küçük bir avlu şeklinde çevrilmiş. Gönderde bir Türk bayrağı dalgalanmakta. Ön kısmında biraz basamaklı bir merdiven ile caminin girişine ulaşılıyor. Camiye yüzünüzü döndüğünüzde sağ yanında hayrat, sol yanında gönderde Türk bayrağı dalgalanıyor. Sağ cami duvarının da geçmişteki hayatın anlamlı araç gereçleri sergileniyor. Cami avlusunun ön kısmına selvi fidanları dikili. İnternette yer alan haber ve yazılarda caminin minaresinin ahşap halini görebilirken şimdi saçtan minare ziyaretçileri selamlamakta. Caminin arka kısmında ziyaret edebileceğiniz bir kabristan mevcut. Caminin iç ahşap döşemesi yenilenmiş, cilalı, günümüz ahşapları ile dizayn edilmiş. Işık huzmesi camlardan içeride çok güzel yayılmakta. Akçahatipler Köyü Çivisiz Camii siz ziyaretçilerini bekler.

Ülkemizin çeşitli şehirlerinde çivisiz cami olarak coğrafi farklılıklarla kendine has olan başka yapılar bulabiliriz. Samsun ve Kastamu’da iki tane olmak üzere Ordu, Düzce, Bursa, Tokat, Afyonkarahisar gibi illerimizde ahşap çivisiz camiler günümüze ulaşmışlardır. Göğceli Camii sekiz yüz elli yıllık bir geçmişi ile asırlara meydan okumakta. Belki ömrün başka bir döneminde Taşköprü Çakallı Çivisiz Camii, Tokat Malum Seyit Camisi, Düzce Orhan Gazi Camii, Afyonkarahisar Ulucami Camii, Bursa’da Elmalı Camii’ni de ziyaret etmek nasip olur.

Üniversite yıllarında bir talebe iken Kastamonu’nun kasaba köyündeki Mahmut Bey Camii’ni Mustafa Eski hocamızın rehberliğinde bir ders konusu olarak gezmiştik. İçinde yaşadığımız ya da göç ettiğimiz şehirlerde, hayatımızı sürdürürken çeşitli vesilelerle zamanla paralel yürüyen bu canlı ögeleri ne kadar kimliğimize kazandırıp fikrimizi, hissiyatımızı, geleceğimizi şekillendirirsek insanlık için büyük bir kazanım olacağını düşünüyorum. Bu kadar yaşamak için can atan nice mimari yapı bizden bir sıcak tebessüm, ılık bir selam, yardımsever bir el, daha çok da saygı bekliyor!

Akçahatipler Çivisiz Camii'nden bir kucak dolusu selamlar getirdim siz okuyuculara!

Büyük bir sabırsızlıkla siz değerli ziyaretçilerini beklemekte, elçiye zeval olmaz!