Esef gelirken buraların sokaklarına,

Dün gündü. Özüm öze bürünmüştü.

Uçuştu güvercin penceremden, düştü.


Kollarken ellerimden düşeni görmeyen

Ne hallerle bulaşıklaştığını düşünmeyin

Ne düşünün ne düşmeyin, beklemeyin

Gelmiyor o ve geliyor kabullenmeyin


Ah! Gündüzlerin geceleştiği sonbaharda

Bu baharda yani kasımında ayların, har ola

Baristadan gelen talebin neliği kahvelerde

Bukağılarla anlatırken oradan gelenlerin de

Durulması suyun neye yarar ki aksine akışın

Bakışın götürdüğü her şeyi hatırlar, düşer kışın

Akışlar ve bakışlar, neyi boşaltıyor düşenine

Kalkışıyor mu hiç, haçın buğusunu sineye, asla!


Oysa burada, yalnızlıkla boğuşan her sinenin

Asrın endamına yakışmayan haliyle gezegenin

Genin gezinden aldığı bütün ilişiği enin ve senin


Ah! Haydi usandır beni de, ey bu çağın -izm'i

Hani büyük ve fevri ve fantazi yalanınla geni

-mi al benden de koy kucağına Yaradan'ımın