Ben alışmadım, alışamıyorum, alışmayacağım.

Bu düzene ayak da uyduramadım, alışamadım da ben. Olmuyor, yapamıyorum! Bazıları gibi vicdanımı yok edemiyorum, onun varlığını unutmuyorum ya da en acısı onu yok edemiyorum.

Geçenlerde biri bana eğer kötülüğün baskın olduğu bir toplumda sen iyi olursan sen kötüsündür, dedi. Bunu günlerce düşündüm nasıl olabilir diye; aslında daha çok nasıl bu kötülüklere alışırlar, diye düşündüm ama hiçbir cevap alamadım, olmadı.

Ben daha çocukken yaşanan, her şeyden bihaber olduğum Soma faciasında ölen 301 insanı, onların geri de bıraktıkları insanları, çocukları düşünmekten yatamıyorum mesela artık!

Ya da daha abimin bile yeni doğduğu zaman gerçekleşen Madımak olayında ölen 33'ü yazar ve ozan olan 35 kişiyi unutamıyorum; aklım almıyor nasıl olabilir diye!

Ya da 2015'te olan Suruç katliamını da unutamıyorum!

Gezi olaylarını da öldürülen 11 kişiyi de unutamıyorum. Unutamıyorum!

Ya da daha yakın tarihlere geleyim: Boğaziçi öğrencilerinin ülkemin polisi ile yaşadığı çirkin, şiddet dolu hiç bir görüntüyü unutamıyorum!

Ya da vatanı için şehit edilen o canım askerleri de unutamıyorum. Sonra her gün öldürülen kadınları, çocukluklarını bile yaşamalarına izin verilmeyen çocuk gelinleri ya da küçücük bir kıza, bir kadına, bir erkeğe ya da güzelim hayvanların uğradığı istismarı da unutamıyorum!

Bu kadar kırılgan olmak benim suçum değildi ama bunlar da kırılmayacak şeyler değil. Keşke o koltuklardan, kim haklı tartışması diyemeyeceğim; kim güçlü tartışmalarını bir kenara bırakıp şu insanlara bir baksalar... Eminim o zaman her şey daha kabul görür daha güzel olurdu ama Oğuz Atay'ın da dediği gibi:

Nihayet insanlık öldü. Haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur.

Bu bir yenilgi mi bilmem ama mecalimin kalmadığı ortada. Umarım insanların vicdanlarının olduğunu hatırladığı, empati kurduğu, öldürmediği günler çok yakındır çünkü başka türlüsü yaşanılır gibi değil.

Yok görülen, ezilen, unutturulan, üstü kapatılan hiçbir olaya alışmamak dileğiyle!