Anlayamıyorum! Bir kış güneşinin altında saatlerce oturup bunu gözyaşlarımla düşündüm. Kulağımda beni yıkan bir müzik sesi, alnıma ve yüzüme yansıyan güneşin ışığına çarparak sessizleşiyor kalbime doğru.

Ellerimdeki çizgilere bakıyorum sanki orda tüm yanılgılarımı bulacağım gibi keskin çizgiler...


"Neden böyle oldu?" diyorum yenilmiş bir şekilde. Bizi bir araya getiren gerekçeler şimdi bizi birbirimizden ayıran gerekçelere nasıl dönüştü anlayamıyorum!

Hani zıt kutuplar birbirini itmez çekerdi. Birbirimizi bir karmaşaya nasıl da ittik.

Birbirimizi bilinmezliklerle nasıl da uzak kıldık öylece. Naifliğimize ne oldu? Her yerden bir yanlış anlaşılma bulup birbirimizi nasıl da incittik öylece. Nasıl da birbirimize korkular bıraktık...

Hayat geçiyor, zaman geçiyor. Hissizlikle geçip gidiyor yanımızdan, canımızdan, kalbimizden...

Suskunluğumuzu sayıyorum ve bugün 83 gün oldu. Kırgınlığımız ayları geçiyor.

Aramalarımız, mesajlarımız silinip gitti...

Birbirimizi nasıl da bir çıkmaza bıraktık. Yorgunluğun içindeyiz. Yalnızlıkta kaybolacağız. Geçmiş tüm güzel günleri acı bir anıya verdik. Fotoğraflar bize ağır geliyor her bakışta. 

Anlamıyorum! Gerçekten anlamıyorum!

Birbirimize kırgınlıklar bırakmayı anlayamıyorum!

Her güzel şey neden birdenbire biter? Her güzel an neden yok olur? Her güzel bağ neden kopar? 

Anlayamıyorum!

Hayat bu kadar kısayken üzüntüler neden uzun, yaslar neden bitmez?

Eksiliriz neden?

Anlayamıyorum! 

Umut neden sürmez?

Hayat hissizken neden devam eder?

Anlayamıyorum! 

Sesin gider, yüzün gider, özlem neden kalır o zaman bende? 

Anlayamıyorum! 

Bir akşamüstü neden her şeyden vazgeçerim?

Neden böyle? 

Anlayamıyorum! 

Anlayamıyorum!

Anlayamıyorum! 

Her şey neden anlamsızlaşır?