günden güne kendime yabancılaşmak

kendime ihanetin bir parçasından ibaretti

ve ihanetin en güçlüsü soysuz aşk

endamın apolitik bir morfindi

ellerinde kaç bahar eskittin

yitirdiğin çocuklar

tanıyabiliyor mu şimdi seni

yaşlarımla kurduğun bağ

yuvadır ancak sadece birimize


yorgun soluklar

parçalanmış yaşamda

anıt gibi umarsız duruyor aramızda

rüyalara ve renklere düşen jilet

zayi edilmiş damarlarımızdan daha ötesi

karışıyor tüm ağıtlar ağaç dallarında

bu suskunluğun ruhu

tanrı'nın boşluğu muydu

bilemedin

şimdi isterim ki göz kapaklarıma sığsın

tüm elvedalar

elimi uzattığım hiçbir kuyuda yoksun artık

bilemezdim


kırık testideki su gibi

kırıklardan sızıyor zaman

ay ışığı kıvranırken karanlığın içinde

on iki yağmur düşüyor birer birer

varlığımı hiçe saydım ben

senin varlığını kutsal kabul ederek

uslarım yaralandı

senin için ölümdüm

görmedin


ölümün kızıllığından ikliller topladıysam şayet

bil ki senin için değil

ölüm içindir


tablo: "Paolo and Francesca" by Frank Dicksee (1894).