...
artık kaşlarımızı bile çatamıyoruz. içimizdeki öfkeyi öldürdük. artık merdivenleri bile çıkamıyoruz. dizlerimize ne yükledik bu kadar belli değil. aklımızı hangi kısa molalarda, hangi küçük dozlarla zehirledik belli değil. zamanı da kaybettik, mekanı da. dünya ölüyor, ölüyor ve sadece ölüyor. beni uyut. kafamı omzuna yaslarım diye çok korkuyorum. sana sarılırsam ve elimden başka türlüsü gelmez ise ya. istersen inkar da ederiz kendimizi çünkü ya yalandır ya ölümdür bu dünya. savaşmayalım ve ne olur, sevişmeyelim de. bir keresinde bir ölüye sarılmıştım ve belki sana bir gün anlatırım, berbat bir şeydi. ben de çoktan ölmüşümdür diye çok korkuyorum.