Anne merhaba, tabii ben geldim

piç edilmiş bir hüzünle geldim

geldim gelmesine de ev duygusunu bir yerlerde kaybettim

yetmiyor bu adımlar ne yaptığımı anlamaya

kısacası ben, geldiğimi varsayıyorum birkaç adımla


Yani anne merhaba işte

noktasız virgülsüz yazmaya başlayınca anlıyor insan

"ne yaptığımı bilmiyorum"ları sererken balkonuna

"ne istediğimi bilmiyorum"ları doldururken bir su bardağına

güzel bir şey getirdim en azından bu hengamede

işte, pürüzsüz bir merhaba.

bırakalım bunlar da virgülsüz dursun


İstersen anne, şöyle yapalım:

bir virgül daha koyalım devam etmişken yola

analog bir kalbin ortasında biriken sigara yanıklarını

yeni bir küllük diye tanıtalım gözlerimize

buradan çıkan sonuçları bir köşeye bırakalım

öykünün devamını arayan gözlerimizi

onulmaz yaralarımızın hangi analojiyle dört dörtlük uyduğunu

sanrılarımızın dağ eteklerine savuralım


"Mümkünatı yok bunun"larla dizerken cümleleri anne

istersen artık büyük harflerle başlamayalım

yani merhaba anne

gerçekten bilmiyorum

taşınırken, bu kelimeleri kendim kolilere koyabilseydim keşke

üstüne bir de "dikkat kırılacak!" etiketi

belki daha yararlı olurdum topluma


birkaç yaz daha geç kalmış bir merhabayım şimdi anne

işte burada, inanamazsın nasıl yönünü kaybettiğini


Anne merhaba,

merhaba anne