Doksanlar. Bilgisayar ve internet henüz bize uğramamış. Bütün arkadaşlarımla sabah 8'den akşam 8'e kadar çocukluk mesaisindeyiz. Bütün olayımız sokakta oyun oynamak. 20'ye yakın çocukla iki ekip kurmuşuz. Dizmişiz kırık kiremitleri üst üste. Geçmiş herkes yerine. Atıcı vurmuş topu ve her birimiz büyük bir gürültüyle yerlerimizi alıyoruz, akabinde büyük bir sessizlik. Bir yandan topla vurulmamaya çalışıyoruz, bir yandan dağılan kiremitleri dizmeye çalışıyoruz. Bu ağız dolusu yaşadığım çocukluk yıllarını yaşayabilmiş olmak ne mutluluk verici. Kim bilebilirdi ki bunu yapan son nesil olacağız? Şimdiki çocuklar ellerinde akıllı cihazları ile evlerinde oyuncaklarıyla beş çayı yudumluyor, oturdukları sandalyelerden gram hareket etmeden oyunlar oynuyorlar. Dünya ne garip, insan ne garip, devir ne garip. Ha bu arada, ömrümüzün en güzel yıllarına denk geldiği dönem de bir o kadar garip!