Vasat düzeyde bir mantık, vasat düzeyde öğrenme ve düşünme kapasitem var. Bazen bir aptal olduğumu düşünüyorum.


Tv’de güncel konularda gazeteciler, akademisyenler dakikalarca konuşuyor. Temel bir bilgileri var ki üzerine inşa ettikleri düşüncelerini anlatıyorlar. O zaman yetersizliğimi hissediyorum, ne kadar boş kafalıyım diyorum. Doğru bilgi nedir? Düşünceler neyin üzerine inşa edilmelidir, bilmiyorum. İnsana ve topluma yararlı olan diye formüle ediyorum. Buna göre örneğin ekonomide değişik yaklaşımlar var, Marks'a göz kırpıyor, üretim ilişkilerini ve ekonomiyi temele alıyor ve böyle yapan ekonomistleri kanaat önderi olarak görüyorum. Üstelik Marx'ı yeniden değerlendirmeyi gerekli gören bir ekonomist Nobel aldı.


Evet, İslam, çağında bir devrimdi. Günümüzde mazlum milletlere de örnek olan Atatürk devrim ve ilkelerinin önemli olduğunu düşünüyorum. Kuran-ı da bu bağlamda okuyorum (Y.N.Öztürk’ten öğrendim): "Onlara bu topraklarda fesat çıkarmayın denildiğinde, onlar 'biz sadece dirlik ve düzen için uğraşanlarız' diye yanıt verirler." (Bakara 11) Bu ayetten anladığım, Cumhuriyet, demokrasi ve Atatürk karşıtlarının durumunu söylemesidir. Kuran çağlar üstüyse böyledir. İnsanımızın gayreti ve Tanrı'nın el uzatmasıyla devletimizi kurduk. Atatürk yakın çağın ve geleceğin de önderidir demek istiyorum.


İktidarın, ihalelerin, üçer beşer maaşların ihvan-ı müslim'e aktarıldığı söyleniyor. Ümmetçi değil, mazlum milletlerci olunmalı. Başka milletleri de kardeş görebilmeliyiz elbette. Böylece “Yurtta sulh, cihanda sulh “ olur.


Dedim ya vasat bir düzeyim var, uzak görüşlü de değilim. Ülkemizin refahı ve mutluluğu için çalışan yöneticiler görmek isterim. Din ve din adamları sömürü düzenine hayır diyebilen bir yönetim isterim.


Vasatım ama okuyorum. Sıkıldığım yerleri atlıyorum, anlamadıklarımı geçiyorum. Zaten hafif kitaplar seçiyorum. Okumak ruhumuzu aydınlığa çıkarmanın yollarından en önemlisi. Münzevi yaşamımda kalbin yüceliğini öğrenmek ve insana inanmak umut verici. Okursak güzel günleri getiririz diye inanıyorum.


“Güzel günler göreceğiz” diyor Nazım. İnanıyorum.