Güzel olan her şeyin bir sonu vardır. Sahiden güzel olan şeyler neden biter, neden hep korkunç sonlar bekler bizi? Hepimiz böyleyiz diye umut ediyorum çünkü kendimin lanetli olduğunu düşünmekten bıktım artık. Sorun bende mi ya da sorun ben miyim diye düşünmek istemiyorum artık. Hepimiz için güzel olan şeyler elbet bir gün son buluyor. İyi, kötü anılar bırakıyoruz arkamızda. Buna alışkınım çünkü hiç sonsuza dek sürenine rastlamadım. Alışmak, ne kötü bir kelime değil mi? Sahiden neden her şeye zamanla alışmak zorundayız. Önce bir insanın varlığına alışıyoruz binbir zorlukla sonra aynı insanın yokluğuna, ne acı.

Zemine uzananlar düşemez sanıyordum oysa çok daha acısı varmış ki zeminde uzanırken size uzanan elin silikleşmesi ve diğer bütün anılarla birlikte tarihe karışması. Tekrardan zemindesiniz ve ne yazık ki bu kez umudunuz var, ilk seferinde sonsuza dek yerde kalacaksınız sandığınızda daha kolaydı her şey. İkincisinde hiç de öyle olmuyor, bu kez karanlığın içinden çıkıp gelecek bir el arıyorsunuz ama bulamamak hiç var olmamasından da beter acıtıyor. Çünkü ne yazık ki alışmışsınız işte elinizi uzattığınızda birinin tutmasına, hep orada sizin için var olmasına, peki ya artık yoksa? Çaresiz hissediyorsunuz kendinizi, yapayalnız, bitmek bilmez sancılar dolanıyor bedeninizin içinde, sanki görünmez ama simsiyah eller varmış da bedeninizin her yerinden çekiştiriyormuş gibi.

Tarif edilemez acılar içinde kıvranıyorsunuz ama gözünüzden bir damla yaş düşmüyor, sahiden diyorsunuz neden? Nedeni şu ki artık mecaliniz yok. Ne daha fazla gözyaşı dökmeye ne de daha fazla acı çekmeye. Ne yapacağınızı düşünmekten uyku girmiyor gözünüze, nereye gideceğinizi bilmiyorsunuz. Ev diye sığındığınız yer bir anda yıkılmış, anahtar elinizde ama anahtarı sokacak bir delik kalmamış artık, etraf toz duman. 

Neden bütün güzel şeylerden bize kalan sadece harabeler? O harabeleri yeniden sığınılabilir bir yuva yapmak da imkansızken. Elleriniz bir tuğlayı bile yerden kaldıracak gücü bulamazken. Siz öylece zeminde yatarken ve umut içinde, belki biri uzanır diye beklerken bir de tozdan, dumandan boğulacak gibi olursunuz. Belki de boğulmak ve o karanlıkta öylece yok olmak çok daha iyidir, belki de tekrar yerden kalkmanızın kimseye bir faydası yoktur, kendiniz de dahil. İyi tarafından bakarsanız eğer bundan kötüsü gelemez başınıza.