Bir gece yarısı kendimle kalmanın böyle tatlı bir nergis kokusu oluyor. Ne zaman yalnızlığıma sevinsem duman havada asılı kalıyor. Birkaç türkü bağırmaya başlıyor. Sevimli bir çığlık gibi çıkıyor sesler hoparlörden. Sevilmeyen şarkıları seviyorum. Dinlenmeyen kelimelere aşık oluyorum. Durup dururken bir martı gökyüzüme konuk oluyor. Daha güzel oluyor mavi. Aynaya bakıyorum. Uzun uzun inceliyorum gözlerimi, kirpiklerimi, kendime bakışımı. Bazen bir yan gülüşle dalga geçiyorum kendimle. Ne yapıyosun yine diyorum. Şımarık bir kız çocuğu kıvrılıyor bazen yanıma. Dizlerime uzanıyor. Saçlarını okşuyorum. Uyumadan önce hayallerini anlatıyor. Anlatırken gülümseyerek uyuyakalıyor. Gerçek olmasını diliyorum. Bir mum yanıyor kendiliğinden, lambalar sönüyor. Ben bir dilek daha tutuyorum. Cümlelerimi tütsülüyorum. Yaprak yaprak günah çıkarıyorum sanki.


Bazen de bir kadın beliriyor yanımda. Olgunluğun verdiği renkle gülümsüyor. O gülümseme diyor ki sanki her şeyin farkındayım, kabullendim ve yoluma devam ediyorum. Bilge koluyla sarmalıyor beni. Isınıyorum, seviniyorum. Huzur buralarda kendi hükümetini kuruyor o dakikalarda.


Elinden geleni yapmış olmanın sükuneti vardır. Bilen bilir. Derler ya, gerisi takdiri ilahi. İşte aynen öyle. Kitabımda kaldığım sayfayı kaybediyorum. Sevdiğim yerden okumaya karar veriyorum. Hep böyleydim. Sevmediğim hiçbir şeyin yanında yöresinde bulunamazdım. Kara bulutların arasındaki yolcu treni gibi buruk dururdum. Kalmak istediğim yerde rengarenk güller açarım. Neşem içime sığmaz, sağa sola savururum. Tamam, kabul ediyorum. Değişken bir ruh halim ve tavanla yarışan duygusallıklarım var. Zaman zaman çok üzülüyorum. Belki bazen de üzüyorum. Ama ne yapayım, ben de böyle biriyim. Sevince çok, sevmeyince hiç sevmiyorum. İdare etmeyi bilmiyorum. Ama bak, nasıl da içim dışım bir. Kalmadı böyle insanlar azizim.


Bir süredir sevdiğim şarkılardan kaçıyorum. Modunu düşürür, yapma kız diyen kişisel gelişim kitaplarına bel bağladım. Kendimi hocayım diyen şarlatanlara para kaptırıp Müge Anlı'ya çıkmış gizli zengin teyze gibi hissediyorum. Sonra baktım, keyif almamaya başladım. Dedim ki kim tutar beni. Aç Nurettin Rençber, çalsın felek sazını.


Ali Kınık bu şarkı


Yusuf Hayaloğlu beni tutma


Dinledikçe ılık ılık bir şeyler aktı gönlümden.


Ben şimdi gidip biraz Oğuz Atay okuyacağım.


Tarih 24.01.2023. Saat 00.56. Kendimi umutsuz ama çiçekli hissediyorum. İyi bir hayat dilerim. Mümkün olduğunca.