Soğuk bu elbet yer açar yanında 

Yumuşacık pamuklu geçirir şehrin sokaklarından 

Ama soğuğu soğuk yapan budur 

İçine bir sarılma doluverir, bir dokunma bir okşama nihayetine erer 

Kıymıklar ve devinimler ardından serçe kırıklarında parmaklar ürer 

Sokaklar sürer gözlerini üşümeye 

Çünkü bir tek üşüyünce akar gözler 

Uçsuzluğundan uç bulan şeyler 

Direne direne ve bilene bilenip gelirler 



Ağız boşluğunda hecelenen bir şey ya da bir çıban batmaya ayarlı 

Ağrıya değmeye değdirmeye eti iğnelere 

Bile isteye değilim; kanayacak olan soğuk,

Akacak olan göz,

Batacak olan çıban, ağzımda koca bir boşluk.

Uydurulmuş uyarlanmış bir yalanım boynunu büken 

Doğrulayacak değilim kendimden 

Bu kavisler beni bütünlediğinde oldu sanırlar 

Yo, hayır. Olacak değilim endişelerinden 

Yanmaktan gelen soğuğum, yani apaçık bir sonum 

Günah gölgeliklerinde türettiğim iyi yanlarımla besleniyorum 

Tırnaklarımı söküyorum yerine yenileri kazınsın diye 

Dişlerimi döküyorum alışsın diye çürümeye 

Kınım bir inancın kılıcını saklıyorken 

Diz çökecek değilim doğrulanmayan kavislerimle 



Bilinsin

Kaybolmuşluğundan kaçan sokaklar da üşür 

Soğuk pamuklu kucaklar açar yumuşacık 

Aldanmak herkesçe bir umuttur heybede 

Sokağın heybesi baka baka bitiremediğimiz şu gökte 

Kanamadığımız, suya üflediğimiz yeminde 

Bismillah dediğim soğuk 

Yanmaktan geliyorum döngüye ilmeklerimle



İlmek’e


İpin ucu kaçtı ilmek çekil dingin bir suyun sessizliğine 

Yırt, sarktıkça benzini solduran gülüşü uçlarından

Göğsünde bir bıçakla dikil karşısına de ki

İnancın tam olsun, varım bildim ve kandım omzuna 



Öptüm, ki bu bir kusursa daha kusurlu öptüm 

Ağzımda kunduz taşıdım rüyalarına 

Çingene çiçeği gibi satılıktı şu uykumuz, soğuk.

Oysa başka kim sevebildi çiçekleri 

Kıvrılan bedeninde raksın terini kim sevdi 

Avucunu açsın sen de çizgilerinden yakala ilmek 

İncinmesin bu kez şehrin yolumuza ters düşen karanlığı 

Çünkü bu suyu geceye sivrilmesin diye varlıyorum 

Türlü siyahı varladığı gibi Tanrı 

Kıpraşıyor 

Işıldıyorum 



Nihai kanım şekilleniyor kabımda 

Biliyorum ve dönüyorum bilmekten 

Anlıyorum anla anlamaktan 

Çoşkulu değilim yaprak dökmeye 

Bir ağaç değilim 

Yüzüne yapışan tozları silemediğimde düşüme işleyen toza kızgın değilim 

Bükül ilmek ihtimamla ve arzuyla bükül belaya 

Yeniden başlayamayanların biriyim kendime 

Kefilim en başında ipin ucu kaçtığına

Sarılsın öyle ise utancım öptüğüm omza 



Doğan şeyler ve bizim kar saydığımız soluk,

Durulduğumuz, bazen yağdığımız,

Özlediğimiz çok ilmek.

Bir hatada ya da bir şiirde dengeleniyoruz olacaklarla

Özel ve isimsiz bir gezegenin yörüngesinde dolanırken doğrular 

Tutup yanlış bir şeylere takılıp düşüyoruz

Varsaydım yeni uygarlıkları ve kapılarını 

Kilitli kapılarını 

Bildiğimiz soğuk şehir sokaklarını yok sayarak yaptım bunu

Işıksızlık istiyoruz artık gidilecekse orası 

Cevabı olmasın fark etmeyecek inan 

Soru soracak değiliz

Bilirsin kınadılar ilmek

Ama biz yaşadık uyku masallarını