Gün yollarına sarılıyor gecenin

Yalanların eşiğinden aralanıyor hakikat kapısı

Duy

Varlığında tecelli etmiş yokluğumun sancısını

Suskunluğun feryadıma denk düşüyor


Adın

Sineme gölge etmiş mermilerin namlusu

Ben bakışlarına adanmış yorgun günahım

Hangi omzundan itilecek gardım?

Ruhumu hangi sözün bileyecek?


Şimdi yüzüm ar çeşmesinin suyuna hasret

Gözlerimdekini akıtamaz haya yağmuru

Kıblesi acı olan bir secdenin alnıyım ben

Dudağımın kıpırtısı sürtünür

Soluklarım sıkışır ellerimin arasına


İnce bir sızı teslim alıyor

Hatırı sayılır yaşlarımı

İçime yatıya kalacak bir keder oturuyor

Dilimin ucuna büyüyor ölümler

Ben o duayı yutkunamıyorum.