Büyük düşün mumu üfle hakkındır

Buna yetebilir nefesin 

Ya da muma üfle ve sön son kez

Ağızdan sızan suyla yetinebilirsin 

Eğer istersen alışabilirsin kamburuna umut faşizminin 

uzaklardan gelen bir haberi bekleyebilirsin 

ya da karar 

her neyse 



Neden kalbini parmaklıyorsun işaret parmağın var mıydı senin? 

Tutuyorsun bir kova balığı kapının ağzında 

Ne diye etlerini ısırmıyorsun ihanet cesetlerinin 

Dans ediyorsun “ta şuram” dediğin bir şeyi gösterirken 

Hayret, dans ediyorsun, bilir miydin?



Sesindeki ölü kuzgun çığlığı zift akıtıyor dudaklarından 

Tut şu eti de sev nasıl unutmuşsun sevişmeyi 

Kaygılı düşün vahlan buna hakkındır 

Şaşırt ellerini 

Severken ellerine kir bulaşsın 



Benim işte yine karşında bildiğin gibiyim 

Çıplağım perdelerin ardında 

Gri duman ve suyun renksizliğindeyim 

Çiğin ıslaklığındayım yeşilin doğuşunda 

Bu ırmağın suyunu benim için mi varladın?

Anlat ve sun son kez 



Seni sevdiğim zamanlarda böyle değildi şeyler 

Bayrak özgürlüğü vardı savunurdun gönlünce 

Kuşlar göçebilirdiler kargalar yerleşik ve inan bana onlar kuş değildiler 

Çorabım inceliyordu tabandan senin hep parmak uçlarından 

Yemeğe salçasını bol koysam çabuk bitiyordu az koysam küfleniyordu salça

Bir takım;

Ekonomik çelişkiler ve benim dahil olduğum baş edilemez vergilerin yüküyle çatlatıyorduk ar damarımızı 

En son küçücük çocukların cesaretini alkışlayabilmiştik birlikte 

(Bu önemli bir gelişme)

Hatırladın mı

Çakmak alırken gazını da aldığımız günleri 

Kiloluk kavanozdan vazo yapmıştım ayakkabım yırtıktı çiçeklerin için 

Kururdu ve susuzluğum engel olamazdı zaten 



Az düşün geçmişi, üzülme hakkındır

Güzelliğe batan bir sivilce ya da siyah beyaz bir fotoğraf gibi 

Kaybetmeye yitik denildiğini duy yitir son kez 

Ne yapalım zaten tükenmeliydi en sonunda