Ben ne zaman düşünmeye başlasam kafamın içindeki o örümcek hareketlenmeye başlıyor. Böyle bir tırtılın kozasından çıkmaya çalışıp bir kelebeğe dönüşmesi ne kadar yavaşsa o da o kadar yavaş ve bir o kadar gürültülü hareket ediyor. Ve hiçbir acelesi olduğunu da sanmıyorum. Bir düşünceden diğerine ağlarını ilmek ilmek örüyor. Büyük bir ustalıkla. Bir düşünce içindeyken sonra bir başka düşüncenin içinde buluyorum kendimi. Ben bu konuya nasıl geldim derken yenisi, yenisi ve yenisi ekleniyor. Başlangıcı ile sonu arasında büyük bir uçurum olan bu düşünme eyleminde ben tam olarak nerede miyim? Karşıdan karşıya uzanmış, uçurumun ortasında kendimi o ağ tabakasından kurtarmaya çalışıyorum. Her bir hareketim daha da tutsak ediyor buraya beni. Buna da ne kadar kurtulmak denir bilmiyorum. Örümcek mi? Bence halinden çok memnun.