Şiire başlarsam geceyi kaybederim

Burada banliyöde bir hal gerek çevik ve akışkan

Sonra ekstaz ve doğrulanmış etin içinde kalan

Rüya ile çıkarım kavga taşıyan kemiğimden

Acılar çekerim tenimden

Belki açıp göğsümü aralamak isterken

Saten örtünün altından gözleri çağlak

Barakada sakin ve çırılçıplak uyurken

Kiminle seviştiğini unutmak kadar olsun

Dünyayı unutmak


Bir an vesveselerle gece

Heveslerle yeniden çekmeceler dizilince

Ben orada katlı duran çarşafın üstünde

Eski bir altıpatlar için üzülüp

Bir yol seçemem kendime

Ve naftalin

Sızıp gelince geçmiş enselenir

Bir koku duymak yoldan geçerken apansız

Korkunç bir sabaha yol açabilir

Saçlarının arasında bir uykuya da

Dolapların arkasında ve salıncakta

Çatılarda ve lunaparklarda nefretle

Canlı ve taze korkularla büyümeye de


Eski toz aramızda varlık debdebesi

Melhameler ve gelecek sevicilerle

Sevgi diyagramlarda sevinçsiz

Günahsız ve asılsız

Ele geçmez

Ender ve antik

Ve sahtesiz değildir eşsizlikse eğer arafın gölgeliği

Ancak o köhne demir

Kalbe değince

Yol belirir gün ağardıkça demek

Denerim madem bir iğne ve çelimsiz etimle

O duyguyu bir morfin gibi aktarmayı giderek

Artık kendimi kaybederim

Durup öldüm zannederim

Acılardan geçerek.