Garsonun semeri tepsisidir, on kazandırır bir kazanır, müşteri ânı kollar, geç gelen siparişin sorumluluğunu yükler garsona ve sefil hayatında kendini iyi hissetmenin yolu garsonu azarlamaktır. Oysa işletme beş kişilik bölgeyi iki kişiyle idare ettirip, harcanan enerjiyi iki katına çıkararak fazladan maaş vermekten kurtulur, çalışanın iki kişilik enerjisinide ekstra bir ödeme yapmaz. Müşteri her zaman haklıdır lafını parayı dini yapan bir patron bulmuştur, çalışanlarını dinine davet ederek vaazlar vermiştir, müşteriyle tartışmanın sonucu işten aforoz edilmektir, putlarını kıran garsona ya biz burada bir aileyiz konuşması yapılır, yada işten kovulur, bir işletmede biz burada aileyiz konuşması yapılıyorsa arkanıza bakmadan oradan kaçmanız gerekir, kim ailesini üç kuruşa, uzun saatler çalıştırır? Her zaman sizin yerinize çalışacak “ne yapalım ekmek parası diyen sikik bir köle vardır, bu kafeler zinciri yeryüzünü sarmış, ilham ve idol olarak Hitlerin toplama kamplarından esinlenmiştir, on dakikalık sigara molalarınızda kafenin en ücra köşelerine yollanarak sigaranızı içersiniz, müşteri işletme masalarında sizi görmeyi, sizinle denk olmayı sevmez, yemek molalarınızda çiğnemek yasak, yutkunmak serbesttir, yemek molası zihninizin içinde bulunduğu durumu sindirmemesi için kısa tutulur, yemeği işletme karşılar fakat yanında içeçek veremeyecek kadar fakirdir, yemek boğazınızda kalır, boğazınızda biriken yemekler sizi ruhsal bir obeziteye sürükler ve gün gelir patlar ruh, bağı çözülen balon gibi terk eder sizi, önüne çıkan her şeye çarparak, ruh çarpar ama izi çıkmaz nesnede, ruh izini kaybettirir. Kısa sigara molalarında iş dışında ki doğal yaşamınız bir anda yeşile bürünür, celallenir, sigara dumanının sardığı deponun ufak penceresinden insanları izlersiniz, insanlar mutlu, hayat eğlenceli ve yaşamaya değer gözükür, mesainiz bitirip sahil kenarına inmek, ya da bir bar taburesine konmak için can atarsınız, istem fanteziye dönüşür o anda, mesai sonrası yapacağınız tek şey, alel acele evinize gidip düşlerinizi canlı tutmak için onları buz dolu bir kovaya yatırarak dinlenmektir. Mesai saatleri dışında kalan vakit, sadece dinlenmeye yetecek kadar tasarlanmıştır, iş dışında bir yaşama sahip olmanız hoş görülmez, fazladan mesailer iş yerinde bir aile olduğunuz için ödenmez, işe geç kalırsanız bir aile olduğunuz için kovulursunuz, tepsi kayar elinizden, bardak infilak eder, infilak eden eksik personelle yetişmeye çalıştığınız masalara giden ayaklarınızdır, on iki saat çalışır, sekiz saat uyur, kalan dört saat temel ihtiyaçlara yuvarlarsınız ve gün biter, patronlar günün yirmi dört saat olduğunu unutur, patronlar o kadar çok kazanır ki, çalışanında bir insan olduğunu unuturlar. Zaman tekerrür eder, en çok kölelik modernleşir, en çok çirkin olanın makyaj yapması gibi, üstü örtülür bazı cinayetlerin, üşümesinler diye değil, uyanmayasınız diye, sizi yirmi dört saat değil de on iki saat bağlarlar bahçelerinize, zaten kalan vakitte kaçmayı düşünecek gücünüz kalmamıştır, kapıyı açık bırakırlar bu yüzden, düşten öte fiziksel bir eyleme geçecek haliniz bile kalmamıştır, tek çare otuz bir çekip uyumaktır, yasaldır kölelik, legaldir. Müşteriyi memnun etmek için çalışanını ezdiren patron dünyanın en büyük saksocusudur, porno sektörü bu patronu izleyerek ilham alır, yeterince çalışmadığını düşünür. Masadan topladığınız boş bardaklar kovanlardır, kovanlar ruhunuzdur, verirken bal akar çeperinden, aldığınızda ayılarca yağmalanmıştır. Astral seyahate örnek gösterilebilir bu durum, fakat ruh bir kez çıkmaya görsün, geri dönmesi sahile bir ağaç dalı ile yazdığınız sevdalınızın ismi gibi, deniz tarafından yutulmaya mahkumdur, geri dönmesi çok zordur, geri dönmesi için okyanusun kendini feda etmesi gerekir, okyanus yalnızca bir deniz kızı öldüğünde geri çekilir. Garsonluk bir tanrının sürekli idam edilmesi gibidir, ilk fırsatta sizi yuvadan atacak patronunuz için neden ekstra satışlar yapmaya çalışırsınız ?  “ee bu götlek bey bize iş verdi, ekmek verdi “ der onurun, gururun, şerefin anlamını kirleten küçük oyunlarla, küçük gururunu okşayarak, lambadan örnek kişi portresi çıkaran dallama, bu ekmeği ve maaşı senin rutubet kokan suratının hayrına mı verdi ? Potansiyel bir iş gücüydün, pilin bitmemişti, onu zengin edebildiğin kadar zengin ettin, her satışından aldığın primi yemeğin yanında sana verdikleri içeceğe saydılar, garsonluk hayatım boyunca öğrendiğim en büyük şey patronun her zaman düşman olduğuydu, kampın eli kırbaçlı hükümdarı, sigortanı yatırmadı ve suratına dökülen kaynar çayın etkisiyle kıvrandığın sırada, yanına gelerek kulağına fısıldadı, “hastaneye gidince burada çalıştığını sakın söyleme “ ne yalan söyleyeyim Corona döneminde emekçi kardeşlerimi üç kuruşa çalıştıran, her fırsatta ezen işletmelerin batışını keyif alarak seyrettim, bu sefer hayat itti onları yuvadan, etme bulma dünyası gibi, buna inandım, bu satırları çalıştığım kafede ki mesaime başlamama dakikalar kala yazıyorum, bende o kölelerden biriyim, fakat garson kardeşlerimi uyandırmak için elimden geleni yapıyorum fakat onların uyanması için defalarca ölmesi gerekiyor, onları üzerlerine yapışan Simbiyotu çekip çıkarma çalışmalarım beni trajikomik bir şekilde zan altında bırakıyor, şikayet edilip iftiralara uğruyorum, Ulrike meinhof’un  “köleler özgür olmaktan isteyenlerden nefret eder “  sözlerini hatırlıyorum, artık durum köleleri basamak olarak kullanmaktan geçiyor, çünkü maddesel ve zihinsel olarak bir araya geldiklerinde parçalarından sadece bir merdiven oluşabiliyor, benim yapmam gereken ise o merdiveni tırmanıp bu yamyamların kaynayan kazanından kurtulmak, muharrik sebeplere ihtiyacım bile yok, olmaması gerek, her zaman sıcak, el yakan bir sebep bulamaz insan, insan kendi kendine emir verebilmeli, buyurup zorundalıklarını hatırlatabilmeli, kölesi de efendisi de olmalı kendinin, yoksa elli yaşında çürümüş bir vaziyette, yaştan mı, günden mi emekliliğini kaçırdığını düşünerek sızlanır durur, zaten emekli maaşı vücudunun parçalarına anca yeter, takma dişler, takma bacaklar, işitme cihazları, yedek parçalarını toplayacak vakti olmamıştır hayatı boyunca, garsonların yedek parçası yoktur, yekpare bir bedenin ahtapot uzuvlarıyla hizmet verirler,  “tip-boxları “ dolmaya görsün, kıskanır yaşam ve garsonların tiplerini çalar.