Gidersen acı bir feryat kalır yorgun avazımda.

Değerini yitirir bütün kelimeler…

Son kampana çalınır o eski garın koridorlarında.

Son otobüs kalkar istasyondan, son gemi o limandan…

Son yolcularını uğurlar bu kent sessizce.

Kuşlar, sevdikleri göklerinde vurulur.

Yavrusunun yolunu bekleyen bir anne,

Kara taşlar basar bağrına.


Gidersen,

Bir sis bulutu kaplar bulunduğum yerleri.

Ter-kan içerisinde bölünür uykularım.

Kalabalıklar duymaz beni, 

Sensiz iken görmesin kimseler bu halimi.

Her yudumda içimi biraz daha ısıtan konyak etkisi,

Unutturur mu senin de o darmadağın eden gidişini?


Gidersen anlamını kaybeder bütün şiirler.

Kırılır kalemler, unutulur vuslatı besleyen şarkılar.

Bir zamanlar türab olup, yüz sürmek isterken ayaklarına,

Parça parça olur yüreğim, dökülürüm yollarına.

Acıtır ama çok yıpratmaz gidişin,

Fazlasıyla alıştım çünkü vefasızlığına.

Güvenmem delicesine, yalnız aldanmak isterim gözlerine,

İnancım kalmadı çünkü başka kimselere.

Acırım her sabah aynada gördüğüm solgun benizli adamın haline.

Bir somunu bölüştüğümüz sabahların özlemini,

Ellerim cebimde, sokakları arşınlarken tutarım bir başıma.

Belki bir Sadri Alışık filmine sığınırım.

Ya da bir Ferdi şarkısı uzaklaştırır beni senden.

Bilmem Çiçek Pasajı'nda masaya vurduğum kaçıncı kadeh bu

Gittiğin yerlerde durmaz da dönersin diye,

Günü gece ettiğim kaçıncı haftanın sonu bu söyle?

Ömrümü heba ederken şuracıkta, bu köşe başında

Seni içimde daha fazla nasıl yaşatırım, söyle!

Bu aşktan kalırsa geriye, yalnız acı bir hatıra kalır.

Sana söyleyemediğim cümleler, boğazıma takılır.