Alayına isyanı kaldırıp gökyüzüne milyonla yere çaktım,

ve güçlüydüm,

hiç dövüşmemiş gibiydim, rahattım.

 

Çünkü bilinmez okşamıştı beni, parlıyordum, 86 karattım.

 

Bir uçurum, bir fırtına ve sahiplik çocuklukta uçtu gitti.

İnsan kaybedene biraz tıraştır pantolonunun paçası pis mi,

bunlar küçük acılar, dokunmaz adama biyerde, eşya dediğin puldur.

 

Hayvan atardamarında en çok pompalanan şey ruhtur.

 

Bir akşamın sakin seyrini geceye bağlıyordu an.

Menzil fark etmeksizin hedefine hızlanmış genç bir doğan

gibi yardım siyahı.

Üçyüz km hızla yükseliyordum ve çekirdeğinden vuracaktım dolunayı.

 

Ah.

 

Merhaba ışık.

 

Ah.

 

Yerde kürek kemiklerim, kıçım, kollarımın dirsekleri ve topuklarım,

sırt üstü yattığım yer, işte bedenim, bedeli ödenmiş olanlar ve duygularım.

Bay bay dünya, 

Aklıma başka cümle gelmiyor,

Hepinizi çiçek gibi sevdim, kendinize iyi bakın.

 

Ellerimi iki yana açtım ve kendiliğinden flaşörlü bu uçsuz dünyanın.

Yavruluğuma güdümlediğin bu diri patlama,

ben,

sen,

biz ve hoşgeldin Tanrım.

26 yarı yıl yaşadım,

27 de tam'ım.


R Hüseyin Akın

Çorlu 2014