Can Şenliğim;


Bugünlerde bütünüyle yaşama sevincimi kaybettim. "Uyandığım vakit ne, kim?" sorularının en anlamlı cevabını ararken buldum kendimi. Sahi neydi beni bunu düşünmeye iten sebep? Oysa noktadan sonra büyük harfle başlardı hep sevda.

Yıkılmış cümleler tesis ederdiler hep onun uğruna. Kalbinin küt küt atışındaki telaşa verdiğim zamanlar hala aklımda. Sesini duydukça azalırdı gözümde yokuşlar.

Kestirmeye sıyrılan yollarda kaybolurdum hep. Bu yollar ki sonu hep sevdaya çıkardı. Öyle nameler okurdun ki. Her satırda muhabbet, her mısrada bir berceste.

Ve her okuyuşta çırpınan yüreğim.


Sana öylesine sevdalıydım ki, hangi iplik görse kıskanır türden. Kördüğüm misali parçalanmayan... Sonra feryat edip bir ah çektim. Aramıza hangi duyguların saplandığı, nelerin tayin edildiğinin hükmü olmadan. Uzunca bir müddet bu ruh halinden çıkamadım. Ne yapacağımı bilmez bir haldeyim. Elimden sadece bu satırları kaleme almak geliyor. Keşke daha fazlası gelse.


Sana varmanın bir yolu yok mu? Uzun uzadıya bunu muhakeme ettim. Sonra derin bir ah daha çektim. Anılarda kaybolurken yağan yağmurun altında sırılsıklam olmuşum, haberim bile yok. Bilemedim ki ahın ulaşamadığı resmiyet yok. Herkesin sevdiğiyle samimi olabilmesi dileğiyle...