bir süredir bilincim kapalı yaşıyorum 

annem bana saksı biçiyor 


çiçek 

diye 


erteliyorum yağmurun hüzünle bağını 

yastığımın altına sakladığım mevsimlik tebessümü 

seriyorum kıyısına yüzümün

içimden başlar tütsüler defetmeye, yakma

sirkeli bez yanığı alır ama

uyuşmayı öğrenmek sancıdan ağır

   

yanlış mevzilerde harcadım müdafaa haklarımı 

ekmek ufaladığım karıncalar virtüözü ateşin

yangının membası içeride 

yakan her kimse, içeride  

kapıda zorlama yok


yine de diyorum 

her gece açtığım pencereye kafamı yaslayıp 

annem korkusuyla, çiçeklerin korkusuyla 

bahçeye atmadığım izmaritler cebimde kalabalıklaşırken

bir gece kötü insan olma korkusuyla 

sönmemiş bir izmarit yakacak beni


ölçtüm, bi' pencere boyu yalnızlık

eniyse yaşayabildiğine 

yine de şükran, yazdım 

virgül bıraktım dünyaya

kusurmuş gibi sakladığım anlatma gayreti 

peçe olur, asılır dünyanın astarına

 

ihtirasla susan da delidir

kendi kendine konuşan kadar