Yabancılık çekme diye düşün taşın

Zindanlara düşmeden bu yoldan ayrıl

Boynundaki haçına

Omzundaki seccadene sarılışın.

Ben bilirim sen bir sevmelere gebesin

Bilirim seni eksiltemez bir yerlere mıhlanışın.

Deliklerine avuçlarının

Gözlerinle savurup şehrinden ayrılışın.

Taşlara takılışın boyuna

Her zaman bir kaldırımı kaldırışın

Ve baş kaldırışın peygamberlik soyuna.

Bilirim sen bir sevmelere gebesin

Bilirim seni eksiltemez ki göğsünden yıpranışın.

Çiçeklerine ayazlı

Topraklarına daima bir devrim harfi yazılı

Ellerini ellerime düşürmüşsün

Saçlarıma değemez saçlarının beyazı

Göğsüme varamaz eli

Okurken soluk soluğa kalan kalbim

Yazarken de candan kesiliyor sesim bu şiiri.


Yine ikindi gecesi

Bilirim sen bir sevmelere gebesin

Bilirim sevemezsen teslim edersin nefesini.

Eğilip küçüklükten beri düştüğü taşa süzüyor gölgesini

Ovalarca, dağlarca, aylarca

Tıkanmış kalbime deva diye bir gonca açılsa

Ruhunu ağzıma düşürmüşsün

Karanlıktan gelip yanıma uzanmışsın boylu boyunca

Alnında bir virgül açmış

Duraksamadan sevmeyi anlatırcasına

Bilirim sen bir sevmelere gebesin

Bilirim dokunsam da eksiltemem yüzünü asla.


Hani fiili ikindilerim

Hani kuzuları feda edişin kırlarda

Bilirim sen beni sevmelere gebesin

Ne zaman görsen beni anlatıyorsun komutanına.

Kalbimdeki marazdan

Göğsümdeki gonceşka

kadar sıralıyorsun beni dağlarda.

Dudaklarını kırağıyla kavuruyor esintilerim

Biliyorum sen bir sevmelere gebesin.

Bilirim eksiltemez sevmelerini patikalar

Yüz binlerden çok olsalar da.