İnsan yüklendiği yükler kadar insandır. Biz çok yükler yüklendik. Geç kalınmış bir hayatı, pencereden içeriye sığınan göğü yüklendik. Yüklemini kaybetmiş özneleri, üç nokta ile sonlanan cümleleri yüklendik. Uzun gülüşlerin ardındaki çağlayan gözyaşlarını, duvarları yosun tutmuş bir kalbi, geçmişin vebalı nefesini, enkaz altında kalanların üzerindeki kolonları yüklendik kimi zaman. Bazen demli bir çaya sığındık, bazen dile dolanan bir türküye bazen ise sıkışmış ruhumuza pencere olan insanlara...