Bilemezdim ki şiirimin 33. nüshasında

Senden bahsedeceğimi.

Sahi ya İsa da otuz üçünde ölmüştü,

Ne dehşetli bir karşılaşma!


Elimde üç satır insanlık kaldı.

Ve ben bu üç satırı,

Sokaklara, sokak köpeklerine ve geceye dağıttım.


Tüm şairane dizelerimi yaktım.

Ya bu son dize?



Bir kişi girmişti hayatıma

İsmi çok garipti

Ben de anlatmadım şiirlerimde.

Aslında, baya anlatmışım.


Git derler elinde valizi olan birine.

Halbukisi,

O zaten yoldadır kendi çelişkileriyle.


Etraftaki tüm saf sevgileri

sana adadım ben.

Ne kadar 0 varsa 1'e tamamladım.


En küçük uçurumdan düşsen,

Bitiveriyorsun yanımda.

Böyle büyüme olmaz, çoçuk.


Sesinde bir tuhaflık

Tuhaflıkta bir seziş

Sezişte bir ihtimaller silsilesi

Ve bir ihtimal, döneceğini söylüyor.


Bir kitap okudum bugün: Ölümün felsefesi.

Abartılı cümlelerin altı çiziliydi.

Ve bilmem ki bu ölümün kaçıncı nefesi.


Ölüm bir kara çarşaf gibi dolanırsa aramızda

Biz de susarız, ölümüne.


Ve sen tırnaklarını geçirmek için hep başka birini beklediğinde, hiçbir zaman kurtuluşa eremeyeceğini anlayacaksın.