kirpik soğuklarımda asardım tedirgin soluklarını köpeklerin

kimsenin yüklenemeyeceği bir dudak sahipliğiyle

ıssızlığımı öperdi gece okunan sabah ezanları


derdimi desem sehil soğukları deli eder

ellerim desen desen allah'ın kiri

biri tutsun öpsün şaşırırım

el vermez elim bırakmaz, elim...

yalvarsam dua da, fısıldasam duyulmayacak

bitene kadar hiç bekleyemem; ya kabul oldu ya olacak


savaşırım istersem

ama kavga, kimin haklı olduğunu değil

kimin güçlü olduğunu gösterir bize

her yumruğun aynayı incittiği dünyada

biz ki başkalarının namına tutuştuk

başkalarının adını taşıdık sırtımızda

oysa her yolun kalemi tükenir

her yola başlanır

her yol bitiştirilir


sesimi duyan var mı,

sesime uyan?

sesime yuva var mı,

sesime uyan!


damıtılmış notalardan dağılan ezgiler

berduş bir serap bu kulağımın değdiği

muskasız bir şeyh kadar itibarım

kula mürit olmuş bir abd kadar

aklımın rüyasından çok riyası dünyanın


hacir olana her ağlamak bir kasır

hariç olana gülsen de fark etmez

ve barok sancılar yaşanıyor dillerinde tacirlerin

çüş, bu yirmi birinci asır


güneş batsa da gün bitmiyor

ikinci perde

bulutlara dalıp dalıp çıkarken kamikaze kuşlar

adımlarımla yarıyorum geçtiğim yılları

yortumun semasında nesilsiz bir cemaat

takip ediyorken beni bir ufuk haliyim

hava kuru bendeniz ıslak

ağzına kadar kar yerlisiyim

ardımda kaderi acıyan köpekler

herkes aynı dergâhın müridi

ben, köpeklerin peygamberiyim