Aşk var mı? Yok mu?

Tartışmakta ne fayda?

Sen ki aşk, tanımazsın beni.

Sen ki,

Gidiyorum desem tutmazsın beni,

Mabedimde gizli bir yara,

Kaşınıyor dudaklarım desem,

Öpmezsin beni,

Şu dünya insan, parmakları ile,

Sana gösterse beni,

Ne fayda,

Sen artık sevemezsin beni.


Bundan öte,

Veda öncesini andıran,

Gitmeden önce,

Verilmiş öpücüklerden fazlası,

Var mı dudaklarında?


Bir kaburgam eksik,

Donmuş göğüs kafesim,

Ve,

Bir sancılı bir kambur,

Günaha batırdığım aşkım

Var eğik sırtımda.

Ölsem! Geçemem hiçbir köprüden!

Ondan inanmamakla mükellef aklım!

Kalalı bir kaç sene oldu,

Sancılı aşkım ve ağrılı, ağır bir başım.


Mükellef olduğum sancılar,

Hükümlü olduğum olgular,

Bildiğim gerçekler,

İnandığım Tanrı,

İşte, tüm bunlar ve sen,

Doğumumdan bu yana ilk defa,

Varoluşumdan çok daha acı...