Zıttıbıklar, mimiksiz yüzleri, ağız organlarını itina ile kullanmaktan kaçınmalarıyla karakterize bu insanlarımızın keyfi bile onlardan kaçmıştır.


Bir de Hıttıbıklar vardır, onlarla konuşmak iyi gelir, enerjinizi yükseltirler. Bu insanların en büyük özelliği ise neredeyse söylediğiniz her şeye gür ve net bir şekilde yanıtlar vermeleridir. İlla o cevap verilecek. Ciddi bir şey konuşmuyor olsanız bile Hıttıbıklar ile birlikteyken kendinizi saygıdeğer hissedersiniz. Bunu iyice bildiğinizde onlarla daha fazla konuşmak istersiniz ve bu işin sonu güzel bir arkadaşlığa doğru evrilir gider. Sıcacık, ne mutlu...


Zıttıbıklar ise köşeden bu arkadaşlığı seyreder durur ve içinden türlü şeyler geçirdiğini sürekli çatık gezen o siyah kaşlarından rahatlıkla okunabilir. Aslında kötü niyetli olduklarından değil, onlar da eşit bir sosyal sıcaklık bekleyişindedirler. Her sözünüze karşılık veren Hıttıbıklara bakıp iç geçirdiklerinde, "Yahu şunun verdiği cevaba bak, ne kadar sıradan, hiç zekice değil, ben olsam şu cevabı verirdim." vesaire gibisinden şeyler düşündüklerine eminim.


Belki de tüm olay bunun üzerinedir, Zıttıbıklar vereceği cevabı o kadar çok düşünüyordur ki diyeceğini de unutuyordur. Hıttıbıklar ise beyin kıvrımlarından kuğu gibi süzülüp gelen ilk cümlelere hemen çıkış izni verip ardına bile bakmıyorlardır.


Hayat, ne ince noktalarla dolu şeysin sen be...