Kursağında kalır ya hani çocukken yediğin lokmalar

Ya okula geç kalma korkusu ya da oyuna

Acelece yapılan yemeler, umuda koşulan kapılar

Hep bir telaş ekmek arası yumurta

Bazen de anneannenin yemeğe batırdığı salçalı ekmek

Tadı hiç gitmez ağzından, döndüre döndüre yersin

Ben hep telaşlıydım, kaybedeceğini hep biliyor gibi

Hep bir yetişememe korkusu

Kalkan trene arkadan bakmak gibi acı

Kursağımda kaldı çoğu şey

Bir cadının büyüsüyle doğmuş gibi

Ama büyüyü bozacak ne bir prens

Ne de ökse otu kurusu

Masallarda o mutlu sonlar

Burada gerçek yüzüklerin efendisi

Biraz salçalı ekmek kokusu gelse, çocukluğumdan

Hadi dışarı çık oynayalım dese küçük Duygu

Ağlarım çok çok, uzaktan sevimli

Kaçırmışım yine de o trenleri

Telâşlarım varmamış bugüne

İçimde ölmüş çocukluğum

Ya da vurulmuş cadının oklarıyla

Biri görürse haber versin ne olur

Ya treni ya çocukluğumu