Kutunun içindeki anılar güzeller ama artık ölüler.

Işığı kapatınca birdenbire karşısında belirirler.

Bir gün de ruh adamın karşına bir sokakta çıkıver,

Karanlığı ikiye böl ruhu gibi ve kalbini geri ver!


Her gece tavana bir bulut çizmek ve binip gitmek,

Sabaha karşı bulutların tepesinden yere düşmek,

Felçli gibi uyanıp bitkisel hayatına geri dönmek,

Onun fotosentezi, tüm zorlukları üstlenmek.


Dağ gibi olmuş kafatasının ortasına çıkıp haykırdı,

"Bir gün yeneceğim ulan bu kötü bahtımı!"

Herkes gibi o da kandırmaya çalıştı umutlarını,

"İn lan aşağı!" diye bağırdı açlık grevindeki hafızası.


Açtı ellerini gökyüzüne Tanrı onu unutmuş olsa da.

"Kurtar beni" diye yalvardı, bu mümkün olmasa da.

Her gün yem koydu, cam pervazına kuş konmasa da

Saksısını sevgiyle doldurdu tüm çiçekleri solsa da.