Karanlık klişesinden kurtulup gecenin allahsızlara

kurduğu çakır sabahın körüne fenafillah 

Güneşin tene saatte olan her sesle işlendiği hissi yeni düşmüşken rahminden yaradanın süreklilik arz eder acılardan en kudretlisi 

Vicdan 

Os sternumda oturur elinde 

Os sternumda oturur elinde terazisi kılıcı

Bana tüm kadınlardan özür diletir 

Simsiyah özür sabah altı soğuğunda

Çakır sabahın soğuğunda simsiyah özür 

Toplumun her tabusuna karşı müthiş bir özür simsiyah

Bir ihtirastan ve kocaman bir utançtan ve ufaktan antifaşist güneşten özür 

Ulan yine sabah olmuş kahrolsun güneş 

Yine özür

Simsiyah

-Tanrım senden de-


Işıklarım da ışıklarım geceye ışıklarım size ışıklarım köşedeki yok çocuğa ışıklarım

Göğsünde kocaman delikler açılmış akdeniz kadınlara ışıklarım onlara güneş haramdır kedilerle takılırlar kediler onlara ışıklar 

Bana allah ışıklar ben onu karartırım 

Eski vicdanlardan ukte kalan akdeniz özürlerini eski kadınlarıma sunmakla vicdanımı söküp atmak arasında bir gırtlakta dolmuş beklerim

Beklerim ki kadınlarım beni çok temiz öldürdüler

Faili hâlâ meçhul maktul hâlâ hüzünlü 

Ölüm saati çoktan akdeniz

Geçen sene pazartesiydi galiba birine daha çok alçaklaşmıştım

o bana ışıklamıştı

ben onu kararttım pazartesi simsiyah oldu

o pazartesi yaradan bendim olur öyle işler

olmaz dedim oldurmadım

bu salı her yaradan gibi kendimi öldürdüm

olmaz dedim oldurmadım gökler üzerime düştü

kahrolsun çifte kompleksite ve sosyal ilişkiler ve ben kahrolayım

Simsiyah

-Tanrım sen de-


Her ağaç kızıyor bana ormana girdiğimde 

Herkes kızıyor bana ormana girdiğimde 

Ben ormana girdiğimde kararıyorum 

Çünkü bilmek karartır ve ben biliyorum

Allah beni yakacak cayır cayır cayır 

-Bunu önemsemiyorum-

Ben annemi dinlemedim ona yanıyorum

Allah beni yakacak cayır cayır cayır

-ah ömür bir gün dolacaktır-

Ve vakit boğazımda dikenli bir telden ibaret olmayı henüz 

Başarmıştır 

-Tanrım niye?-