Bazı insanlar sevgiyi ziyan eder. Sevilmek, kaba saba ruhlarının egosuna kanat takar. Çünkü sevmek kadar sevilmek de incelik ister. Bir insanın sevgisine nail olmak…

Nail olmak; erişmek, ulaşmak, kavuşmak demekmiş.

Hevesin açlığıyla yaşayanlar için anlaşılır bir şey değildir bu.

Geçenlerde de şöyle bir alıntı okumuştum:

"Tanıdığım varlıklı bir adam, tanıdığım bir arkadaşım ile görüşmeye başladı. Fakat arkadaşım kısa süre sonra adamı terk etti. Barışma ısrarları sonuç vermeyince adam adeta yıkıldı. Araya girdik, arkadaşımla konuşma görevi bana düştü. "Sevemedin mi?" diye sordum. "İçimde ona karşı sevgi var ama her şeyi çok abartılı, bana samimi gelmiyor." dedi. "Aramızda ne finansal ne de duygusal denge yok." diye ekledi.

Olgunluğunun sadeliği beni gülümsetti. Adam, kısa bir

süre sonra başkasıyla evlendi"


Aklındaki sevgi giysilerini giydirecek beden arayanlar, karşısında insan bulunca büyük hayal kırıklığı yaşıyorlar. Oysa insan, içinde bir kuşa benzeyen ruh taşır. Ürkütürsen kaçar, hapsedersen ölür. O, isterse gönlünüzdeki ince dala konar…