Ve yine yenildim

Umudum kalmadı artık düşüp doğrulmaktan

Öylesine ayrılıklara, gitmeklere teşneyken

Soğuk mahallelerden meydanlara sürülmekten

Bende bir can telaşı durmadı.


Geceleri ağırladım viranımda

Lafa tuttum kalıp gitmesin yüzümden

Tenhalık dedim tanrının bileceği iş

Sonra geniş caddelerde otobüs farları

Akşamın bıçaksızları kuryeler,

Bekçiler, ekmek fırınları...

Ayaklanıp yürüdüler.


Gündüzlerimiz kalabalıktı ama

Çirkin komşularım bir festival geleneği gibi yürüyüşümü yuhalardı

Kaldırıp ellerime bakardım belki ölmüşümdür diye

Gözlerimi söküp ceplerime koyardım.


Yine yenildim

Oynamadığım oyunlar, çıkmadığım maçlar,

Seveni sevileni olmadığım aşklarda cebren yenik sayıldım

Gazetelerde yüzümle oynadılar

Tüm yeni küfürleri bende denediler belki

Hatta vaazı verildi cuma camilerinde,

Cehennemi bende sınayacaktı tanrı

Cennet hasretini de


Yaşam sürmez sanıyordum onlar gülmese

Aç aslanlar güzel ceylanlara küser

Belki savaşlar biter sanıyordum benim yüzümden

Vardır bir bildiği ağaçların, taşların

İblisi bile küstürürdüm sehpamda

Ona bile yenilirdim.


Benim ben, insan.

Evvel-i dünyaya şeref mi yazılır adım?

Onu çekip söksünler dilimden

Geldim miske düşen çirkef gibi dünyaya

Bir taze çiçek bırakmadım.


Yine yenildim, yenileceğim.

Bu devrildiğim sahnede doğruldukça yüzüm düştü

Bir yaşam daha dedim kalubelada

Bir yaşam bana dönüştü

Bir adım daha insan...

Yine yenildim.