Her güne yeni bir şiir çıkarıyorum içimden

bildiğim sessiz ve sözsüz besteleri dinleyip

bildiğim ve sevdiğim gökyüzüne bakıyorum

her gün ikircikli ruhum hafifliyor böylece

     Çocukluğum geziniyor gözlerimde hep

     gözlerimde hep çocukluğum kalıyor

uyuyor çocukluğum ve ölüyor ölüm de

vişne lekeli bir yatakta sabah oluyor,

sabah kötü haberiyle ve bıçağıyla yanımda

bıçağıyla beni dürtüyor sonra

      fısıldıyor bana "su" diye

adımı öğreniyorum ondan,

adımı söylüyor bana ben büyüyorum.

...

Çöküp durmasının öyküsü bu

küçük kısa parmaklarında çocukluğumun

izleri ve yaraları...

şiirime yeni bir başlık atıyorum

gecenin altını çizerek laci keçeli kalemle,

    ara sokaklı yaşamımın faniliğini hatırlatan bir iz arkasında giderek

giderek ve zamana benzeyerek,

elleri titreyen genç bir adamın şiiri

şiiri çünkü ona böyle derler,

heyecanlı ve çocuksu

çocuksu ve çoğul genç bir adamın şiiri

çünkü evet bu!