Sakura,

Uzun zaman aldı bunları yazmak…

Geciken bir baharın solan yapraklarından haber vermek, o ânın görüntüsünü hafızamda fotoğraflamak yerine kelimelerimle ölümsüz kılmak mümkündü ama dedim ya, geciktim. Şimdilik kaldığım baharı yazmak, sanırım yapacağım en iyi şey.

Evimin penceresinden rüzgârı okşuyor ellerim, daha fazlasını isteyen kalbimin gürültüsünü de keşke duyabilsen. Gözlerimi kapattığım her an oradayım. Orada olmak bana çok yakışıyor görmeni isterdim.

İnsan eksikliğini yaşadığı şeyi hiçbir zaman unutamaz, kalbinin bir yerinde mutlaka o eksikliğin varlığını taşır, o boşluğu bu kadar sahiplenmem bundan olsa gerek.

Sahi neydi içimdeki o nadide boşluk, neydi ellerimi her uzattığımda karşımdaki o yokluk? Değişmeyen şeyler varmış hayatta, zor oldu bunu kabullenmem. Gökyüzü değişmezmiş mesela, baharda açılan çiçekler, caddelerde olan o büyük gürültü hiç değişmezmiş. Ama kalbim değişir değil mi, değişmek ister yani. Kalbimin odalarına sürekli yağmurun yağması onu güçsüz kılıyor, değişmesi gerek ona baharın gelmesi gerek.

Geç kaldım bahara…

Kendime,

Anneme,

Geç kaldım açan çiçeklere,

Bana geç kaldım.

Güneşe,

Babama.

Benim geç kaldığım bahara sen geç kalma olur mu? Benim uzaktan baktığım ne varsa sen bizzat şahidi ol. Geciktiğin her andan özür dile ve mutlaka yerine telafi edeceğin güzellikler koy. Aynadaki sen sevilmek için yeterlisin, kendine yetiş.

Gidenlerin durağında onları bekleme, kalbinin buz tutmasına izin verme. Onun attığını hissetmek için senin kendine ihtiyacın var. Ben bulamadım kendimi, umarım sen bulabilirsin beni.

                                                      11 Nisan 2023 saat 04.47