özlem; yaşayan, yaşamayan herkese duyulan bir duygudur. ölen balığını özlersin, her gece yattığın yastığı özlersin, solan çiçeğini özlersin... bunun gibi zibilyon örnek var. ama ben en çok evde olmayı özlemiştim; evdeydim ama evimde değilim'dim. benim evim nefes alıyordu, kalbi vardı ama benim için atmıyordu, elleri vardı, benim elimi tutmuyordu, gözleri vardı, herkesi görüp beni asla görmüyordu, en çok onu özlüyordum. içim evde olma hasreti ile yanıp kavruluyordu her gün. eminim kapısını bir kere bana açsa bahçesinde çiçekler açar, ağaçtan salıncak sarkardı. belki kuşlar kapı pervazına yuva yapardı...


ama ev artık çok uzak ve ulaşılmaz yolları; dikkenli ve tehlikeli. önceden olsa eminim ulaşmaya çalışırdım, milyon kilometreler yürürdüm onun için, ayaklarıma dikken batsa da sesim çıkmazdı. şimdi ise gerçekten onu özlüyorum ama o olarak değil, ben olarak.