Mutlu olduğunu tahmin edebiliyorum.

Mutlu olduğunu buradan görebiliyorum.

Senin adına seviniyorum.

Eh, nihayetinde arkadaştık.

Ama bazen edemiyorum tahmin.

Nasıl olurdu birinin ilk seçeneği olmak?

Beni yedekte görmeyip

Beni, benim onları hatırladığım gibi hatırlamaları?

Film esnasında elime tutuşturduğun jelibon paketi duruyor kutumda.

Arkasındaki not ve tarihle,

Aldığım abur cuburların silinmiş fişiyle.

Diğer bütün geçmişe ait anılarımla birlikte.

Diğer bütün o artık olmayan insanlarla birlikte.

O kutuyu karıştırmak hataydı.

Geçmişe yolculuk yapmak benim için oldukça sakıncalı.

Sakıncalı ama bulamadım hâlâ o filmin adını.

30 Mayıs 2019’da izlediğimiz filmin adını.

Sanki hiç var olmamış gibi saklamış bir yere kendini.

Saklamış çünkü biliyor onu rahat bırakmayacağımı.

Hep böyleydim değil mi?

Kafasına taktı mı takan.

Annem hep derdi,

Bu yüzden bu kadar zayıfsın işte.

Haklıdır belki de.

Belki de sadece iş genetikle alakalı değildi başından beri.

Hayatımdan çıkan bir kişi.

Ve iki, üç, dört…

Hayatımdan çıkarttığım bir kişi.

Ve iki, üç, dört…

Hepsi de mutlu görünüyor şimdi.

Yolculukta dinlediğim The Good Side.

Her sabah kahveni almak için gittiğin kantin.

Sana attığım ilk mesaj.

Sana, eskiden senden hoşlandığımı söylediğim o gün.

Arkadaşlarımın oyununa destek olmak için okula gitmediğim gün.

Uzun saatler boyunca bir başıma, ağzım kulaklarımda.

Arkadaşlarımı desteklemek için çıktığım yolda,

Kamera lensimin sen sahneye çıktığında çektiği fotoğraf.

Aldığım aksiyonların sonuçlarını yaşıyorum.

Ve dürüst olmak gerekirse artık ne yapmam gerektiğini kestiremiyorum.

O hâlde son bir kez daha cevap ver bana sevgili arkadaşım.

Buyurun ve kusura bakmayın olmaksızın,

Bir daha konuşur muyuz seninle?