"Daha genel bağlamda, beyinde radar işlevi gören amigdala, daha fazla bilgi edinilmesi gereken yeni, şaşırtıcı ya da önemli şeylere dikkatimizi çeker. Beynin erken uyarı sistemini işleterek olan biten her şeyi tarar, duygusal açıdan öne çıkan olaylara -özellikle de potansiyel tehditlere- karşı daima tetiktedir. Amigdalanın bir sıkıntı bekçisi ve tetikleyicisi olarak oynadığı rol, sinirbilim alanında yeni bir haber değildir; başta korku olmak üzere duyguların bulaşmasını sağlayan yaygın sinir sistemleri düzeninin bir parçası olarak üstlendiği sosyal rolse daha yakın zamanlarda fark edilmiştir.
...
Amigdala, kendiliğinden ve içtepi şeklinde, karşılaştığımız herkesi güvenilir olup olmadıklarını saptamak üzere taramadan geçirir: Bu adama yaklaşmak emniyetli olur mu? Tehlikeli biri mi? Ona güvenebilir miyim, güvenemez miyim? Amigdalaları büyük ölçüde zedelenmiş olan nörolojik hastalar, birinin ne derece güvenilir olabileceği konusunda hüküm yürütemezler. Sıradan insanların çok kuşkulu buldukları birinin fotoğrafı gösterildiğinde, bu hastalar onu ötekilerin en güvenilir bulduğu adamla aynı kefeye koyarlar."