Karlı bir günde pencerede seni bekledim, saatlerce, günlerce belki de aylarca kim bilir. Sonu olmayan bir yolu yürümek gibi seni beklemek, durağı yok, levhası yok durup nefes alacak bir yer bile yok. Öyle bir yol ki sanki ben dursam sen hiç olmayacakmışsın gibi.

Bugün yine o güne dönüyorum aynı yerde bekliyorum seni. Yine aynı kar taneleri düşüyor avuç içime tıpkı ellerin gibi yumuşacık olan taneler...

Bir ses var kulağıma sesini fısıldıyor rüzgar, bir kuş uçuyor gökyüzünde adını söylüyor. Durup düşündüm acaba aynı rüzgar benim sesimi de sana fısıldıyor mu ya da o kuş senin gökyüzünde benim adımı söylüyor mu?

Karanlık çöküyor ansızın.

Ellerin titriyor kalemi tutarken, seni yazmak istiyor ruhum ama bedenim bırak artık diyor.

Sen diye başlıyorum cümleye ve ellerim yine titriyor, direniyorum.

Sen.....