Kayıp ruhumun tatlı tesellisi. Birkaç Hayy bir kaç Hu. Canlar yanar, yangınlar senle söner sevgili.

Nicedir küsmüştüm mushaflara, zeminlere baş koymaya. Küstüğüm kendimmişim bilemedim.


Yerlerden toplarken parçalanmış ruhumu, göklere layık, ana karnından koptuğundan bile berrak edecek sendin, unuttum. Unuttum her güzel şeyi unutmak istediğim gibi. Karanlıklar krallığında leş kargalarıyla dansa koyuldum. Müziğin ahenginde mezarlık taşlarından gelen o tiz çağrıya kulaklarımı kapadım. Senden geldik, dönüş sana. Aslında hep sendeyiz, ruhumuzu astığımız ilmek darladı boğazımızı. İlmeği çöz, dokunuşuyla ölüleri dirilten Canan.


Şimdi ben, biraz mahcup çokça hatalı tekrar kapındayım. Senden yine sana kaçarım. Senin şefkatli kucağından gayrı her yer kapı duvar. Koştuğum her sevimli tuğlada çarptığım bedenim değil zavallı ruhumdu. Hakkım olmadan hak talep ettim, bağışla. Emanetin emanetimdir bundan sonra. Hu diye başla Hu diye biterim. Beni sensiz koyma sevgilim.