Ölüler de sever sevgilim, 

anahtar deliğinden bakarak hayatın,

ama çok labirent senin ruhun,

ruhundaki yivlere yapışmış rivayetlerin kayıp sayfaları, 

sayfaların lanetini mühürleyen kanın,

şeytanın anlaşması bu nefsinle,

kanın soyundan kalma bir zulüm sana,

ataların fısıldıyor kulağına, kulak verme onlara

melodiler deşiyor kalbini,

zehirli melodiler,

kuralcı, şişirilmiş, içi boş melodiler.


Ama sen esir olmamak adına özgürlüğü yersizlik sayma,

öğrenemedin saymayı ve lekeledin erdemini,

aşkımız bilinçsiz ihanetlerine kurban gidiyor,

nadir doğa olayları gibiyken denk düşmemiz,

tabiatına saygısızlık edip uzaklaştırıyorsun beni gövdenden,

gövdenden, dağlarından, gözlerinden düşüyorum zemine,

gözyaşı kokuyorum sevgilim,

sürekli düşüyorum o karanlıkta,

nereye ineceğimi hatırlamadan,

çarpacak zemin bulamadan,

düşmeye sevdalanıyorum,

kara görünmüyor, kara görünüyor,

ihtiyacım varmış ihanetine,

aşkın gözü körmüş,

çünkü yalnızca geceleri ortaya çıkarmış