Az önce bir acıdan geçtim

Vitrinleri pahalı anılardan salkım saçak

Ellerimi ovuşturdum yeni bir gölgeye vurgun olmamak için

Kaldırımdan dedim

Kaldırımlardan.


Çok değil belki birkaç asır önce

Göğsümün kan dolu yüzeyinden

Kimliksiz bir ilkbahar ayazı savrulurdu

Bilmezdim adını gerçeğin

Kaldırımdan dedim

Kaldırımlardan.


İskeletimden dünyanın belleğine kadar

Irmak gibi sekerken önümde hayat

Bütün damarlarım açıkken hala

Bir tozlu bulut soludum

Kaldırımdan dedim

Kaldırımlardan


Ve bir acıdan ötekine geçmek

Sarı bir bağbozumu kadar etmiyorsa henüz sırtımda

Aydınlık savaşmıyorsa zaman aynasıyla

Şimdi burada

Vurulmuşsa eğer tozsuz anılarım

Vitrinlerden kaşlarıma

Kaldırımdan derim

Kaldırımlardan...