Yaşıyorum işte hayal ettiğim her şeyi. Evet hepsinin bi' zamanı varmış. Gözümün içine baka baka yapıyorum yapmam dediklerimi. Kendimi kandırıyorum ve bu konuda çok dürüstüm. Elimde yılların getirisi koca bi' hayal kırıklığı varken hiçbir şey olmamış gibi mesela.


İlk bulduğum hayalete sımsıkı sarılıyorum. Ona karışmaya çok hevesliyim, oysa bu düpedüz kumardır! O salt beyaz duvarsa bu kavuşmaya facia derler. Tabiatın sanrılarından uzak durmak beni iyileştiremez ne yazık ki. Şifa tabiattadır!


Hiçbir yere varmak istemesem de koşuyorum. Tutarsızlık yine kanımın yegane misafiri. Varsay ki Tanrı'nın cehennemi müjdelediği kullarındanım. Koyun postunun altındaki kurdum ben. Can suyunu reddeden fidanım. Bile isteye bulutunu terk eden yağmur damlasıyım. Sonra dönüşüyorum ve artık ufak bir kızın gözyaşlarındayım.


Beklesem gitmeyecek neşemin yolunu gözlüyorum. Kendime baktığımda bir balık görüyorum. Dağlardan düşüyorum, göklere akıyorum. Dengesizliğim yetmiyor besbelli parçalanıyorum artık. Benliğim lodosta savrulan yanık bir kibrit çöpü. Işıkları zincirlemişler ve şimdi ben hiçbir şey göremiyorum.


Gerçeklik bu karanlığın ardında mı yoksa bu karanlığın ta kendisi midir?

Sevincinden duvardan duvara sıçrayan boğazımdan çıkma kan gerçek midir mesela?


Hâlâ bulduğu cevaplara güvenebilen masum kız korkmuş, kaosumu seyrediyor. Seyrederken elleri üşüyor. Ben bunu çok iyi biliyorum.


31 Aralık 2021