tam üzerimden, gönül denen mabetten

-evet var böyle bi' şey erenler-

geçiyor işte heeey,

düztaban geçiyor kara diyara nakış atıp da!

işbu seferde tarafını

iyiden iyiye seçmiş vücut fırkateyni

belli

yakasını da bildiriyor dört bucağa

cakasını da

iki yakası bir araya geldi miydi zaten hele bir

kazablanka'nın en cillop beyefendisi sansanız onu

hiiiç sırıtmaz doğrusu

-su kaldırmaz bir dümen beyleeer-

eee tabii

şevketlidir bizim hergele

tabii bir de iyice sallapatidir ha

demden deme

ateşin dalgalarla, şavkı her tiz gecenin

koca koca behçetleriyle onun

eynindedir

 

alazdan limanlarda fırkateyne sırnaşan

sorguçlar ve yüzgeçleri bakın buraya

bakın bakayım hele

yine kabul ettik sizi değil mi

amenna

bakın geldiniz değdiniz

alemin altımızdan kaydığı yerlere

 

gücümüz var gücümüz!

 

mazi firkatleriyle vurulup duran

sonra üstüne

fethedip de cilalısından bir nara çekebilmek için üstünde

karantinalı geleceğe rotasını makus takan

fırkateyndir bu

kalibreli patlamalarıyla afyonlarının

kırdı mıydı rüzgar dalganın kafasını

aşar namı deryaları

seni de beni de çok aşar

 

sevdalanmak değil taşındığı

girdaplar yalnız hiç taşır