Evlat, fiskosumun tütün kolonyasından al biraz. Buralara koşarak geldin,

Buralara koşarak geldin.

Senden tek kalanın siyah fırçalı tarağındaki beyaz saçlar olduğunu gör biraz.

Hımbıl adımlarının sesini duydum, buralara koşarak geldin.

Evlat, ellerim titriyor yazarken

Yazmazken de titriyor

Sen de duydun mu benim titreyen ellerimi, duyulmayan yavaş adımlarımı?

Hımbıllıktan değil, ihtiyarladım ben.

Paramla da duyuramıyorum artık adımlarımın sesini

Zaten hırıltılı artık

Gidip maaşımın tonca kısmını sigaraya yatırdım.

O bile duymuyor ihtiyar adımlarımı

Yaşlıyım ben diyorum

Yine de hırıltılı saklanıyor sarkık bedenimde


Evlat, fiskosumun tütün kolonyasının tarihi geçmiş.


Kimleri tanıyıp duygularına saldırdın, kimlere tanınıp duygularını kaptırdın?

Onlara tarihi geçmiş tütün kolonyamdan ver.

Onlara hırıltılı duyulmayan seslerden bahset, bir de koşarken yavaşlasınlar.


Evlat, fiskosumun da ayağı kırıkmış.