I.

Kurşun ağırlığındaki parmaklarımla, çisen yağmurun sertliğini tutuyorum kır saçlarımda

"Yağmur 

Armağan mıdır denize yoksa?

Kamçıdan mıdır atın ölümü"

Diye düşünüyorken

Sarmaşıklaşır yüzlerce satır

Ve bedenimden hatırı sayılmaz bir ruh ağırlığı fışkırışı malum olur

Sonum bir şiirin içindeyken olacak biliyorum


Denize nazır

İntiharlara her daim hazır

Kilometrelerce uzanan

Ve zabıta müdürlüğüne zimmetli ahşap bir bankta 

Hiçbir aklıselim oturmuyor benden başka

Ve size yemin ediyorum sevgili insanlar

Bu dizeleri yazarken bir zabıta aracının tesadüfünü hiçbir hayra alametle yorumlamıyorum


II.

Kambur, küfürbaz ve çok az kumarbaz bir aile reisi 

Ay sonu maaşı ile yosmalarla harem hayali kurarken 

Acaba?

Karşı kıyıda dizleri memelerine bitişmiş 

Az önce gelmiş, benden iki bank uzaktaki hanımefendinin

Yağmur altında gribal enfeksiyonu göze alarak çektiği ruh sancısını

Hisseder mi bir gün

Uçsuz bir liman uğultusunun dehlizlere serpilen yankısında, acaba?

Oysa hayatı "siktir et"lerle geçmiş bir denizaşırı işçinin umuruna ne kadar değebiliriz ki

Boş verin

Yersiz şair merakı benim ki 


Romantizmin cazibesine kanıp 

Ya da diyelim ki bastırılmış erotizmin serdengeçti dışavurumunda

Bu dayakçı rüzgarlara gerdikleri göğüsleri birbirine siperken

Son bir beş dakikanın hesabını kursaklarından ödeyen

Kimisi öpüşmek için nikah memurunun imzasını bekleyen

Kimisi birbirine şahit ve hemvücut sevgililerin

Titreyen bacaklarına ben şahidim 

Sevgili sevgililer, üşüyorsanız

Evinize gidin



Bu, bir ahmakıslatan şiiridir

Atmosferik yanılgıdan ibaret 

Varlığı ve yokluğu birdir

Sevgiler...


15.10 /17.10.2022

Darıca