İçimden boşalan yalnızlığımla karşılıklı oturuyorum. Beni yalnız bırakmak istemeyen bir o var ve her an başımı hayaletine yaslamama izin veriyor ama uykuya dalmamı istemiyor. Bana yapacağı en büyük iyilik buymuş. Kaçtığım tüm o uçurumlar, derinlikler ve daha fazlası beni uykumda boğmasın diye. Beni bu kadar düşünürken onu yalnız bırakamam. Biriyle bunu denediğim olmuştu. Her şey bir anda soluklaştı. Griliğinde yalnızlık parladı. Sömürdüğü tüm renklerle bana ışık oldu ama ışığında kör etti beni. Sadece onu görebileceğim bir körlüktü. Bencildi belki ama içtendi. İçimdendi. Derinlikten kaçarken derinden sarsan, sarsıntıda enkazın altında kalmamı sağlayan ama yine de onunla kalmış olmamı sağlamanın verdiği pişkinlikle karşımda oturan.