Sildiler sanki izimizi gökyüzünden, gülümsemen yüzünün gamzeli konağına usulca yerleşirken.

"Babam keşke şiir okumayı bilseydi" dedin 

gözlerin, beyazın masumiyetine sığınmış martıları okşarken.

O gün orada dört kişiydik,

ikimizin çocukluğuyla beraber.

kadehlerimizden hallice.

Birbirimize mi yoksa kendimize mi anlatıyorduk bunları bilemeden.

O gün yirmi sayfa yazı yazdık, sözlerimizi ruhumuzun derinlerine duyururken.

Düşürmedin parmak uçlarından, dumanı buruk gülümsemelerini gölgeleyen sigaranı.

Gözlerinin ardında biriken denizi görüyorum.

"Ya ağlamak ruhumuzu temizliyorsa?"