Sokaklar aydınlıktır

Sokaklar karanlıktır

Öyle görülse de öyle bilinse de

Esasen hiçbir sey daimliğini sürdürmez

Sokaklar bir anlıktır

Yaşlı bir kadın bastonunda tutunarak

Bir anlıktır bir kahkaha atar misal

Gençliği gelmiştir belki aklına

Kırlarda koştuğu çocukluğu

Yüzünün eski tazeliği

Yahut kavuşamadığı sevdalısı

Gelmiştir de aklına

Bir anlık gülüvermiştir

Bir anlıktır işportacılar geçer akşamüstleri

Camdan sokağa uzanan bir baş

Bir ses beklemişlerdir

Sepetler, poşetler, para üstleri düşlemişlerdir

Kepenkler indirip kepenkler kaldırmıştır esnaflar

Bir anlıktır gündüzden geceye geçilen vakit

Göz açıp kapayıncaya kadar insan

Yıllar kirpiklerde çoktan birikmişlerdir

Bir anlıktır sokaklar

Birbirine karışan adımlar bir anlıktır

Bir anlıktır vızır vızır geçer arabalar

Dur durak bilmezler çünkü

Insanlara hayat yolunda

Daima yeşildir ışıklar

Sevdalılar el eledir

O gizli gizli heyecan dolu

öpüşmekler bir anlıktır

Kediler miyavlar kuşlar uçar

Bir anlık dolanır mavilikte bulutlar

Bir anlık her şeyin içinde

ne de uzun yıllar var

Ama şaşmadan edemiyor insan

Ebediyen değildir sokaklarda hiçbir şey

Ebediyen değildir hiçbir şey senin kadar.


Ama evler öyle mi ya!

Evler uzundur

Upuzun sürer evler

Eşyalar çarpar gözlere kalıcıdır

Dolaplar vardır henüz açılmayan

Ve elbiseler kapı ardında askılık biçimi

Kalıcıdır anne kokusu siner odalara

Abi öfkesi yahut abla umursamazlığı

Bir babanın ay sonu hesabı siner

Resimler, resimler asılıdır duvarlara

Çocuk olunmuştur bir zamanlar

Evlenilmiştir büyüyünce

Ya da ne bileyim

Kayda değer bir anı işte

Anıların takvimi tutulmaz özlenecekse

Çünkü bir dakika öncesi

Bin yıl öncesi gibidir evlerde

Evler upuzun sürer

Tavanda günceldir bir çocuğun düşü

Bir sobanın yanışı, bir külün üşüyüşü

Kalıcıdır yani kutuda bayatlamış ekmekler

O ekmekler ki yarın olunca

Sofraya tazeymiş gibi konulmayı bekler

Evler uzundur

Upuzun sürer evler

Odalar vardır insan girmeye korkar

Koltuklarda kişiler eksilir zamanla

Şimdi beşsin yarın üç ertesinde bir

Evler, insandan eksilen yalnızlıkları iyi bilir

Upuzun sürer evler

Hele ki sevdiğinse yanında

Bir bedenden ötekine çok yoksa

Kavuşmaksa kavuşmaktır tadı evler

Yoksa peki derler

Dünde kalan ya kaldıysa dünde

Ne farkeder?

Ben yine şaşarım

Coşkuyla mumlar üflenirken

Ardında ömür küflenir ya hani

Yaşlandıkça, ah ben yaşlandıkça

Dünden daha yakın gönlüme koyuyorlar sanki seni


Kemal Efruz Örek/14.04.2020