Uzaklarda,

Öyle yakınsın ki bana,

Kırık çocukluğuma

Esir değil artık umutlarım.

Dökük gençlik yaşlarımın,

Artık var pahası, 

Sayılara denk düşmese de niteliği saygı.

Sen mavilerin şen ruhu,

Aklıma takıldın ve orada

Yeniden doğurdun bu meczubu. 

İhtimal cuntası vurdun yüreğime,

Ben sana tutuklu.

Sende sorgularım sürerken,

Beğenmediğin cevapsızlığım,

Arayışlarıma eş, bulamadığımdandır

Bende bana dair ne kaldığını.

Sussak, konuşmasak isterim,

Sorma bana ben yitiğini,

Savaşların mağlubu bu ruhun,

Duyulur dillerde malumu.

Derler ki o zavallı düğününde

Beyazına alınca barut karasını,

Kefene döndü yüzü. 

Korkmaların doğal,

Soğuk cesede bu cesareti

Ben de çok görürdüm,

Lakin mahşerden evvel azabı gördüm.

Sallandı sarkıtılarak,

Uzadı kısacık ömrü ruhumun.

Bu yüzdendir, ölümden farksız,

Ömrüm kefaret sayıldı,

Sen ise payıma cennet kaldın.